Ekonomik Bülten
Google
 
   Ana Sayfa       Ekonomi       Dünya Ekonomisi       Gündem       Siyaset       Dünya       Yaşam      Künye     İletişim     Reklam  
 
YAZARLAR
Rifat Bey'in sitem ettiği fotoğrafta Tivnikli de var
 Vahap MUNYAR  
Rakı pazarı 2009'da bir miktar küçülebilir
 Ercan KUMCU  
Yorgunluğa 5 dakikalık sabah yürüyüşü ilaç olsun
 Meliha OKUR  
Borç ödemek için borç alınmaz
 Yiğit BULUT  
Küresel kriz, küresel terörü güçlendirecek
 Kerem ALKİN  
DÖVİZ KURLARI
 USD 1,5226
 EURO 1,9361
 GBP 2,3608
HAVA DURUMU
ISTANBUL
28 / 19
ANKET
Yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için oyunuzu hangisine verirsiniz?
 Kemal Kılıçdaroğlu
 Kadir Topbaş
 Kararsızım

sonuçları göster
 
Borç ödemek için borç alınmaz
 
Yiğit BULUT

Veya başka bir başlık atalım; Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) alalım, içeride ve dışarıda "dağıtalım"! ABD'de de öyle yapmıyorlar mı! Değerli dostlar, içeride ve dışarıda "Türkiye daha daha da borçlansın lobisi" iş başında. Tek bildikleri birşey var; IMF'den yeni kaynak alalım, yüksek faizle borçlanalım ve eski alacaklılarımıza ödeyelim. Ticarette net bir kural vardır; piyasa bozuksa "borcunu yeni borçla çevirmek yerine yapılandırırsın"! Aynen daha önce Rusya, Arjantin ve Brezilya'nın yaptığı gibi. Sanmayın ki onlara şimdi kimse borç vermiyor, bizden ucuz borçlanıyorlar.

 

Çalış, didin ve borç öde

IMF'den "alalım, dağıtalım" lobisinin bir de tezi var; 2003-2007 arası farklıydı! Türkiye "borca çalışmadı"! Gerçek öyle değil değerli dostlarım, 2003 sonrası tamamen 2001 krizi sonrası küresel sermayenin temsilcisi Derviş'in koyduğu kurallara uygun geçti. Kural çok basitti; ne olursa olsun; çalış, didin, borcunu öde ve asla "bu borcunu ödemek uğruna" varlığını ertelediğin bu yapının dışına çıkmayı düşünme! Yılda 40-55 milyar dolar arasında bir varlığı her yıl "faiz" adı altında "sahiplere" aktar! Bu da yetmez ise varlıklarını yok pahasına özelleştirme adı altında devret! Sevgili dostlar, "Türkiye'nin içine düşürüldüğü" tuzağa sert bir vurgu yapmak ve bu döngüden kurtulamadığımız sürece daha kaç yıl geçerse geçsin ülke olarak hiçbir yere gelemeyeceğimizi belirtmek istiyorum. Türkiye'nin ekonomik gerçeklerine gelince:

 

Benzeri görülmemiş faiz

1- 2001 Şubat krizi öncesinde Merkez Bankası tarafından kontrol edilen kur, Derviş sistemi içinde sıcak para tarafından kontrol edilir hale geldi. 2000-2001 arasında kuru, Merkez Bankamıza kontrol ettirerek, kârını en üst noktasına getiren sıcak para, 2001-2007 arasında kuru doğrudan etkilemeye başladı. Bu sistem çalışırken, Pakistan'ın bile dolar bazında yüzde 6,5 ile borçlandığı bir yapıda hatta iki haneli borçlanmanın dünya üzerinde kalmadığı son 5 yılda, Türkiye, TL bazında yüzde 20 ortalama üstünde borçlandı. Düşen kuru da dikkate alırsak, dolar bazında yıllık yüzde 30-36 üzerinde net kar borç verene transfer edildi.

2- "Sürdürülebilir borç dinamiği" Türkiye'nin "başına geçirilmiş" bir çuval ve içinde bulunduğumuz durum, daha doğrusu sürdürme adı altında ödediğimiz faiz, dünyada eşi benzeri olmayan ve ne ülke riski, ne de başka bir finansal gerçekle açıklanabilecek bir durum!

 

Bütçenin yarısı faize

3- Peki bu döngüyü Türk halkı ne uğruna sürdürüyor? 2004 yılında ödediğimiz bir yıllık faiz tam 52 milyar dolar veya 70 katrilyon. Konsolide bütçenin tam yarısı. Bir ülke düşünün insanları çalışıyor, çabalıyor daha yolun başında bütçesinin yarısını dünya genelindeki "5.000'den az gerçek-tüzel kişiye" faiz diye aktarıyor. Esarete bakın! Daha doğrusu kurulan sistemin, kuran adına "mükemmelliğine"! Bu ülkenin tamamını zincire vurup "köle" olarak çalıştırsanız; 52 milyar dolar kazanamazsınız!

4- Bir ülkede yerel para birimi üzerinden dünyanın en yüksek faizi ödeniyorsa ve o ülkede dolar kuru da aynı dönemde aşağı gidiyorsa; orada sadece yerel para birimi cinsinden yüksek değil, dolar bazında katlamalı bir faiz ödeniyor demektir. Dışarıdan giren para dünyada matematiksel benzeri olmayan bir getiri elde ederken, düşen kurun yarattığı "kur farkı" ile bu getiri "inanılmaz" boyutlara ulaşır. Aradaki fark o ülkenin halkının çoluğuna, çocuğuna bırakacağı varlıklarını sıcak efendilere teslim ettiği bir yapıdan karşılanır! Halk çalışır, birileri de yer!

 

Bu gömleği yırtmalıyız

Sonuç: Bu sabah IMF "lobisini" dinlerken geriye dönüp baktığımda sadece şunu görüyorum; bir ekonomik "tetikçinin" Türkiye'ye gönderilmesi ile başlayan döngü içinde Türkiye, son 6 yıl içinde, tarihinde görmediği bir finansal sömürüye maruz kaldı. Bu sömürünün gerektirdiği kaynağı bulmak için bu ülke Cumhuriyet tarihinin yarattığı bütün kamu değerlerini satmak zorunda kaldı. İnsanlarımız yıllarca çalışıp ürettikleri katma değerin her sene yarısını daha yolun başında bu tuzağı kuranlara faiz adı altında aktardılar.

Son söz: "Sürdürülebilir borç dinamiği" ülkelerin başına geçirilmiş çuvaldır. Ülke halkları çalışır, didinir ve kendine harcaması gereken kaynakları bu sistemin kurucularına aktarırlar. Sürdürülebilir borç dinamiği içinde kalmak; varlığı ertelemek ve sadece aman sistem patlamasın kaygısı içinde sadece sahiplere hizmet etmektir. Türkiye bu gömleği yırtıp, üreten-kazanan-kendi emeği ile yarattığını tüketen bir sisteme sahip olmadıkça daha çok kayıp yılları geride bırakırız! Uzun lafın kısası; yabancılar Türkiye'den paralarını almak istiyorlarsa; bize yeni borç dayatmak yerine, "sistemin dönmesine" katkıda bulunsunlar, yoksa bu sefer alamayabilirler!

NOT: 1980-2009 başı arasında 1.3 trilyon dolar faiz ve anapara ödedik. Buna rağmen son 6 yılda borcumuz dolar bazında içeride beşe, dışarıda ikiye katlandı.


 

 

DOW düşerek kapandı ama

hala 7.800-8.000 bandında

 

"Cuma akşamı DOW nasıl kapandı, pazartesi Türkiye'de neler olur" diye merak edenlere grafiği aktarmak ve kısa bir yorum yapmak istiyorum.

 



 

Grafik üzerinde de gördüğünüz gibi DOW yine 7.800'e doğru geri çekilerek kapandı ama çok önemli bir detay hala geçerli. 7.800-8.000 bandındaki direniş devam ediyor ve 7.800 altında henüz kapanış oluşmadı! DOW haricinde özellikle Bovespa ve Merval'de önemli yükselişler var. Bu yükselişler dikkatli takip edilmeli.




Bu yazı 2782 defa okunmuştur.

  Yorumlar Toplam 0 yorum var.  

Bu yazı henüz yorumlanmamış...

  Yazarın diğer yazıları

 

ÇOK OKUNANLAR
YORUMLAR
KIRGIZİSTAN'DA DÜŞEN UÇAKTA 68 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Yazan: kamil
Yorum: allah rahmet etsin
'Tarlaya el koyan biz değiliz, tefeci...!'
Yazan: ziya uygun
Yorum: md. bey doğru söylüyor .deniz bank çiftçiyi tefeciden kurtarmaya çalışıyor.saygılar.
İran mı daha güçlü, Türkiye mi?
Yazan: cüneyt
Yorum: türkiye yener..
İran mı daha güçlü, Türkiye mi?
Yazan: cüneyt
Yorum:
Trafik cezası ve vergi borcu 'Cep'te
Yazan: elif
Yorum: arkadaşlar ben trfik cezasını internetten nerdn sorgulayabilrirm
ARŞİV